Türkiye’nin Kuzey Kutbu’na düzenlediği 3. Arktik Bilimsel Araştırma Seferi

Türkiye’nin Kuzey Kutbu’na 3’üncüsünü düzenlediği Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferi kapsamında bilim insanlarının zorlu yolculuklarında Arktik Okyanusu’na açılan pencereleri lumbuzlar oldu.

Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde, TÜBİTAK MAM Kutup Araştırmaları Enstitüsü koordinasyonunda 3. Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferi gerçekleştirildi.

Bilimsel çalışmalarını çoğunlukla deniz araştırmaları üzerine yapan bilim insanları, Tromso Limanı’ndan başladıkları seferde Barents Denizi’ni geçerek Svalbard adasına kadar ulaştı.

Sefer kapsamında bilim ekibi, 81 derece kuzey enleminde başlayan deniz buzlarını, iklim değişikliği sebebiyle parçalanarak denize karışan buzulları, Svalbard takım adası ve seyir boyunca kutup canlılarını gözlemledi.

Bilim insanlarının, zaman zaman fırtınanın çıktığı ya da seyir halinde oldukları zorlu yolculuklarında lumbuzlar Kuzey Kutbu’na açılan pencereleri oldu.

Kuzey Kutbu, kaşiflerin ve bilimsel araştırma ekiplerinin gözde noktalarından

Kuzey Kutbu ve Arktik Okyanusu üzerinde bilimsel çalışmalar yürütmek için Svalbard (Spitsbergen) Adası üzerinde 13 ülkeye ait 20 araştırma tesisi bulunuyor.

Yaklaşık 1 ay boyunca Norveç bayraklı “PolarXplorer” isimli araştırma gemisinde konaklayan ekip, sefer sırasında yaşamlarını yaklaşık 250 metrekarelik bir alanda geçirdi.

Arktik Okyanusu’nda gerçekleşen bilimsel çalışmalar sırasında, seferin yapıldığı dönem ve arktik çemberinin içerisinde yer aldığı derece sebebiyle 24 saat gündüz yaşandı.

Kuzey Kutbu, diğer ismi ile “Kuzey Buz Denizi” aynı zamanda kaşiflerin ve bilimsel araştırma ekiplerinin gözde noktalarından biri olma özelliği taşıyor.

Gemilerin dış dünyaya açılan penceresi lumbuzlar

Denizcilik terimiyle “lumbuz” veya Türk Dil Kurumu’na göre “lomboz”, gemilerin iç kısımlarını aydınlatmak için bordalara ve güvertelere açılmış yuvarlak deliklere verilen isim olarak tanımlanıyor.

Lumbuzlar, “pirinçten yapılmış içeriye doğru açılması sağlanan cam kapağı ve iç taraftan cam kapağı kapatan ve madenden yapılmış kör kapakların tümünü” ifade ediyor.

Ayrıca lumbuzlar, cam, akrilik veya kuvars gibi yüksek teknoloji ve basınca dayanıklı malzemelerden oluşabiliyor.

Lumbuzun tarihi ise 15. yüzyılda İngiltere Kralı 8. Henry dönemine uzanıyor. Söz konusu dönemde savaş gemilerine yerleştirmek için hazırlanan savaş topları için gemilerde belli açıklık ve kapılar yaptırılmasıyla oluşan lumbuzlar, kare alandan daha yüksek yapısal bütünlüğe sahip olması sebebiyle bu dönemden sonra hemen hemen bütün gemilerde kullanılmaya başlanıyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x